Sayfa 1 > 2

Kurosaki Ichigo, 15 yaşında, ruhları ve diğer olağandışı varlıkları görebilen birisidir. Annesi ölmüştür. Babası ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamaktadır. Babası bir klinik işletmektedir.
Ichigo bir gün, küçük bir kız ruhuna saldıran, devasa bir yaratık görür. Bu yaratığa hollow (kötü ruh) denmektedir. Ichigo ve kız ruhu birlikte hollow'dan kaçarken, bir shinigami (ölüm meleği / tanrısı) olan Kuchiki Rukia, hollow'u yok ederek kayıplara karışır..
Ichigo aklı karışmış bir hâlde evine geri döner ve shinigami'yi düşünmeye başlar. Yatağında uzanırken, Rukia odasının penceresinden içeri girer. Böylece tanışırlar. Bu sırada, başka bir hollow, Ichigo'nun evine saldırır. Rukia, Ichigo ve ailesini korurken yaralanır ve dövüşemeyecek hâle gelir. Geriye tek bir çaresi kalmıştır: Ichigo'ya kendi shinigami güçlerini vermek. Nitekim öyle de yapar. Ancak gücünün yarısını vermek isterken, Ichigo istemsizce tüm gücünü alır ve shinigami olur. Artk Rukia'nın gücü kalmadığı için, Ichigo shinigami görevini üstlenmek zorundadır.
Karakterler:
Kurosaki Ichigo

Annesini küçük yaşta kaybetmiştir. Asabidir. Son derece inatçıdır. Ailesini ve sevdiklerini korumak için, kendisini korkusuzca tehlikeye atar. Ve yine sevdiklerini koruyabilmek için, elinden geldiği kadar güçlenmeye çalışır.
Kuchiki Rukia

Rukia, Soul Society'deki dört büyük aileden biri olan, Kuchiki klanı mensubu bir shinigamidir. Evlatlıktır. Esasen Rukongai'de yetişmiştir. Çabuk kızan bir yapısı vardır. Ayrıca çizimleri de berbattır. Ichigo'nun odasındaki dolapta yatmaya bayılır.
Ishida Uryuu

Son kalan Quincy'lerden biridir. Sakin ve ciddi bir yapısı vardır. Çok zekidir. Dövüşürken aklını kullanır. Shinigami'lerden hoşlanmaz. Dikiş, nakış işleriyle uğraşmayı sever.
Sado Yasutora

Ichigo'nun sınıf arkadaşıdır. Devasa cüssesine karşın, kimseyi incitmek istemez. Sert görünmesine rağmen, yumuşak kalplidir. Ichigo onu Sado yerine Chad olarak çağırır.
Inoue Orihime

Ağabeyinin ölümünden beri, tek başına yaşar. Orihime arkadaş canlısı, hassas ve iyi kalplidir. Saftır. Hayal gücü biraz uçuktur. Damak tadı ise, kimseye hitap etmez. Başlarda mutlu ve saf bir karakter iken, daha sonraki bölümlerde, kendi içinde çatışmalar yaşamaya başlar.
Abarai Renji

Rukia ile çocukluktan arkadaştır. Ichigo ve Rukia gibi o da bir shinigamidir. Rukia'ya karşı derin bir sevgi besler. Başlarda Ichigo'dan hoşlanmasa da, daha sonra iyi arkadaş olmuşlardır.
Sayfa 2 > 2
Soul Society:
Ölen insanların gittikleri yerdir. Seiretei ve Rukongai olarak ayrılmıştır. Seiretei bölgesinde, Shinigamiler ve asil aileler yaşar. Rukongai bölgesinde ise sıradan ruhlar ikamet eder. Rukongai 80 bölüme ayrılmıştır. 1 bölüm, Seiretei'ye en yakında olduğu için, buradaki yaşam düzenli ve huzurludur. 80. bölümde ise, yaşam çok zordur. Yoksullar ve suçlular çoğunluktadır.
Hueco Mundo:
Seiretei ile İnsan Dünyası arasında bulunan bir yerdir. Hollow'lar burada yaşar.
Cehennem:
Sadece bir bölümde karşımıza çıkmıştır. Ve sadece kapısı gözükmüştür. Korkunç günahlar işleyen ruhların gideceği yerdir.
Ve böylece, konusuna, karakterlerin bazılarına, ve mekânlara kısaca değinmiş olduk.
Bleach, bir Shounen serisinden beklenenleri sonuna kadar verebiliyor izleyiciye. İzlemeye başladığınızda duramıyorsunuz. Öylesine sarıyor ki insanı, bir yerden sonra rüyalarınıza bile girmeye başlıyor. Dostluk, sevgi, hüzün, dram, komedi, bir çok öğeyi içinde barındırıyor. Mizah dozu ise iyi ayarlanmış. Özellkle bazı yerlerde insan gülme krizlerine girebiliyor. Shounen deyince akla ilk gelen karakter gelişimidir. Bleach'de karakter gelişimi had safhada. 1. bölümden 214. bölüme kadar, karakterlerin geldiği nokta, başlangıçtan çok ileride. Daha ne kadar gelişebilecekleri ise belirsiz. İnsan tahmin edemeyebiliyor bir yerden sonra. Artıları olduğu gibi, eksileri de var Bleach'in. Shounen serilerinde, güçler dengesi önemli bir unsurdur. Ne yazık ki, Bleach'de bu dengenin pek korunduğunu söyleyemeyeceğim. Bir karakter, başlarda güçlü bir diğer karakteri yenerken, 50-60 bölüm sonra, daha güçsüz karakterlerden dayak yiyebiliyor. Bu ve buna benzer durumlarla karşılaşıyorsunuz sık sık. Ne olacağını kestirmek güç açıkcası. Ve tabii, dayak yiyip yiyip son anda gaza gelerek, karşıdaki karakteri yenmek burada da sık sık karşımıza çıkıyor. Ayrıca bazı filler bölümleri tek kelimeyle rezalet. Mangası yavaş ilerlediğinden ve okunması iki dakika aldığından, mecburen filler bölümleri yapılmak zorunda kalınıyor, ve bu da son derece can sıkıcı oluyor. Bu eksiler dışında, Bleach güzel bir shounen serisi. Müziklerine ise diyecek yok. "Never Meant to Belong" adlı parçayı dinlediğinizde bana hak vereceksiniz. İnsanı kendinden geçiriyor. Ayrıca, açılış ve kapanış şarkıları da güzel seçilmiş.
İyi bir Shounen serisi arıyorsanız, Bleach'i tavsiye ediyorum. Aradığınız bir çok şeyi bulacaksınız. Uzun olmasına aldırmayın, insan öyle bir izliyor ki, bir bakmışsınız 204 bölüm 4-5 günde bitivermiş. Sevgiler.
0 yorum:
Yorum Gönder