Tsubasa Reservoir Chronicle; Sahte ruhlar ve gerçek olmayan bedenler...

23 Haziran 2009 Salı

Her şey tüylerle başladı… Tüyler… Ah şu her şeyi karıştıran tüyler…

Aslında hiçte beklendiği, düşünüldüğü gibi değildi…

Benim için ruh önemli değil, sadece bir beden de yeterli. Öldür onu!

Aslında TRC dedik mi çoğu kişi serinin başlangıçtaki seyirci çekme politikası olan “Clamp’ın tüm paralel dünyalarını birleştirdik…” sözünü düşünmekte ve bir çoğu da bu sözün üzerine büyük bir kopukluk yaşamakta, belki de haklı olarak bu politika nedeniyle uzak durmakta… Ne çoğu kişi TRC’nin içerisinde yer alan karakterlerin kişiliklerini oluşturan diğer dünyaları benimsemiş, ne de çokçası bu dünyalardan bile haberdar… Ülkemizde de Televizyon kanallarında yayınlanan Magic Knight Rayearth, Card Captor Sakura gibi animeleri bile izlemeyen, bazı zamanlarda izlememekte ısrar eden insanlara rastlayabiliriz. Bu animeler Türk Televizyon kanallarının bile özel seçimleri olarak düşünülebilir. Türk halkı belki de anime denildiğinde bir Captain Tsubasa ya da son dönemlerde oldukça populer olan, aslında bir anime olmayıp Amerikan Animasyonu olan Avatar’dan sonra ilk önce bu serileri aklına getirmekte.

Tsubasa Reservoir Chronicle’ın temel konusunu az çok herkes duymuştur. Clow ülkesinin prensesi olan Sakura, bir arkeolog olan Shaoran’a âşıktır ve bunu ona açmak üzeredir. Ama her şey beklediği gibi gitmez. Bir gece ansızın kendisini Clow harabelerinde bulur ve derken Shaoran’ın da huzurunda anılarını içeren tüylerin dağılmasına, kaybolmasına tanık olur. Baygınlığın, kaybolmuşluğun esiri iken Shaoran onu alır ve aynı anda açılan boyut kapılarından geçerek ülkeye saldıran düşmanlardan kaçırarak ülkenin prensi olan ağabeyinin de onayı ile onu korumak için saraya doğru kaçırır. Saray büyücüsü ikisini karşılar ve onlara Sakura’yı kurtarabilecek tek kişiye, Boyut Büyücüsü Yuuko’ya gönderir. Yuuko ise, tahminlerimize göre, içerisinde yaşadığımız dünyada, bahçeli güzel bir evde oturmaktadır. Oraya gidebilmek için büyücünün açtığı bir kapıdan geçmeleri gerekmiştir.

Shaoran ve onun kollarında baygın bir halde olan Sakura Boyut Büyücüsü Yuuko’nun huzuruna vardıklarında kendileri de birer yolcu olan Savaşçı Krogane ve Büyücü Fye’de onlara katılır. Yuuko onlara Sakura’yı kurtarmanın tek yolunun farklı, paralel dünyalara yayılmış olan tüyleri toplamak olduğunu söyler, bunun karşılığında ise bir bedel ister. Bedel verilir, Kurogane ve Fye’de Shaoran ve Sakura’ya katılır, macera başlar… İlk başlarda fantastik bir hikaye gibi görünen bu yolculuk bir süre sonra karanlık fanteziye doğru yol alacak, her şey gittikçe daha kötüye gidecektir…

Karanlık günler geldiğinde, işte o zaman anlarsın gerçek olmayanı ve üzülür, üzülürsün onun için, kendin ve onun için… Aslında korkun ona karşı değil, kendine karşıdır ve dilersin, dilersin amansızca onun gerçek olmasını...

Ekibimizi sürekli bir tür aynadan izleyen kötü büyücü Fei Wong aslında bir şeyler karıştırıyordur. Zamanla anlayacağımız üzere karıştırdıkları öyle basit şeyler de değildir. Daha her şeyin başında, o iki sevgi dolu ruhun varlıklarının başında başlamıştır tüm planlar ve bu nefret, kötülük dolu planlar onları kayıplara, acılara ve göz yaşı dolu dünyalara sevk edecek, ekibin küçük üyesi Mokona bile defalarca gözyaşı dökerek geleceğe dair ümit beslemeyi bıraktıkları anlar dahi gelecektir.

Takma adlar olan Kuro-pun, Kuro-tan ya da Kuro-bilmem ne bir hiç olacak, sahte gülümsemeler solacak, tanıdıklarımızın sırları ortaya dökülecek ve acılar içinde kanlar içilecek, sevgiler bir bir solacak, yeni sevgi arayışları, eski sevgileri geriye getirme uğraşları patlak verecektir.

Mükemmel bir manga serisi olan Tsubasa Reservoir Chronicle, tamamıyla xxxHolic serisine bağlı; ama onsuz da okunarak aynı zevki verebilecek olan, bitiminde ise sizi xxxHolic serisini okuma gibi bir hevese itecek olan mükemmel bir seridir.

Düşünceme göre Clamp’ın şu zamana kadar yaptığı en büyük eserdir…

0 yorum: